Eşme Kilimi – Uşak

Eşme Kilimleri – Uşak

Yörenin oldukça tanınmış olan kök boyalı Eşme Kilimlerinin iyi örneklerine yöre cami ve mescitlerinde rastlanmaktadır. Köylerde halen dokunmaya devam eden Eşme Kilimleri el sanatı olarak varlığını sürdürmektedir.
 

 

EŞME HAKKINDA HARİKA BİR YAZI:

“KİLİM AĞACINDAKİ DESENLER 

Her yörede olduğu gibi, geçmişten bugüne Eşme kilimleri de bazı değişikliklere uğramış. Ama bu onun kimliğinin bozulması ya da değişmesi anlamına gelmiyor. Eşme kilimlerini bir bakışta tanıyabilir, ötekilerden ayırabilirsiniz. Kendine özgü desenleri, dokuma malzemesi ve işçiliğiyle tam bir yöresel renk ve değerdir bu kilimler. Eşmeliler, kilim dokudukları dik tezgâhlara “ıstar” diyor. Tezgâha “kilim ağacı” diyenler de var. Kilim dokumada yalnızca kadınlar çalışıyor. 

Dokuma işi, kızların çocukluk dönemlerinden itibaren annelerinin yanına oturarak öğrenmeleriyle başlar ve kadınların yazgısı haline gelir. Gelinlik kızların çeyizleri için, ev kadınlarının kendi ev ihtiyaçları için yaptıkları satış amaçlı olmayan kilim dokuma işi, zamanla başlı başına ekonomik bir üretime dönüşmüş. Altınbaş, Toplu, Hürriyet, Albaş, Namazlağ, Takmak kilimleri gibi türleri olduğu belirtiliyor. Adlandırmada başka ayrıntılar da var. Ancak, (geçmiş döneme göre gittikçe gerilese de) Eşme’de kilimcilik dışında dokumacılık da yapılıyor. Yerel kaynaklardan aldığımız bilgilere göre, geçmişte çul, zili, sumak, cecim ve hopan gibi tekniklerle çeşitli dokumalar yapılırmış. Çeyiz çuvalı, sandık ve beşik olarak kullanılan “farmaş”, yastık yaygı, çoban azık torbası, keçi kılından çul, saman taşınması için “çatan-çeten” de dokunurmuş.

Bugün, Eşme’de dokumacılık kilimciliğe kilitlenmiş gibi. Üretim ilişkilerini ekonomi ve ekonomik gereklilikler belirler. Sözgelimi, günümüzde, saman taşımak için çul dokuma ihtiyacı ortadan kalktı. 
Eşme kilimleri, Anadolu ikliminin, Anadolu güneşinin, halkımızın çağlar boyunca iç dünyasına yansıyan renkleriyle bize gülümsüyor. Hani, bir reklamda kullanılan, “Her eve lazım,” diye bir slogan var ya, bence de kilim her eve lazım. Tür tür, çeşit çeşit, renk renk, motif motif kilim! Ama onlardan biri, hatta birkaçı mutlak Eşme kilimi olmalı. “**

EŞME KİLİMİNİN HAZIRLANIŞI

Temmuz ayının ortasında koyunlar, vücutlarında bulunan yünden kurtarılmak için kırkılır ( tıraş edilir ). Buradaki amaç koyunun gelişmesini (tavlanmasını) sağlamak, bunun yanında da çıkan yünden çeşitli alanlarda faydalanmaktır.

Elde edilen yünler çeşitli işlerde kullanılmak amacı ile yaz aylarının en sıcak günlerinde suyun bol olduğu yerlerde yıkanır. Yıkama işlemi Suya yatırılan yapağıların bir taşın üzerine konularak tokaç denilen tahtadan aletle dövülerek kirinden arındırılır. Daha sonra durulanan yünler güneşe serilerek kurutulur.

Elde edilen yünler eğirme aracı ile (kirman) ip haline getirilir. Daha sonra çıkrık yardımı ile katlama işlemi yapılarak çözgü haline getirilir.

ÇIKRIK: Üzerinde iği bulunan ve iğin dönmesi el ve ayakla sağlanan bir iplik bükme aracıdır. Çıkrığın iğine kısa yünler el ile uzatılarak verilir, tekerleği dökükçe iği de onun eksenine bağlı olduğu için döner, iği döndükçe üzerine tutturulmuş yün demeti getirilir uzar bükülür ve iği üzerine sarılarak çözgü haline getirilir.

ÇÖZGÜNÜN HAZIRLANMASI: Geleneksel dokumacılığımızda çözgü iplikleri çoğunlukla yünden olup çift bükümlüdür. Çözgüler leventlerin altında ve üstünden geçirilerek istenilen sıklıkta boydan boya dolanır. Bu çözgülerin alt-üst dolanması bitince leventlerden birinin sıkıca düğüm atılarak sağlamlaştırılır. Leventlerin arasına, hemen hemen tezgâhın ortasına rastlayan yerde, çözgülerin önüne gelen gücü sopası vardır. Ayrıca uzun, kalın bir iplikle aradaki çözgüler öne alınarak gücü sopasına bağlanır. Böylece bu kısımda aradaki çözgüler öne öndeki çözgüler arkaya geçirilmiş olur. Bu durumu saptamak için gücü sopasının üstündeki çözgülerin arasına varan gelen isimli tahta ağaç geçirilir. Dokuma sırasında bu tahta ağaç aşağı-yukarı oynatılarak çözgülerin normal ön-arka durumunu veya gücü tahtasına tutturulmuş durumuna yani bir öncekinin tersi olan arka-ön durumunu alması sağlanmış olur. Gücü bağlandıktan ve varan-gelen gücülerin arasından geçirildikten sonra, tezgâh dokumaya hazır duruma gelmiş olur.

DOKUMA ÇEŞİTLERİ

EŞME KİLİMİ: Halı dışındaki havsız dokuma yaygılarına genel olarak verilen isimdir. Aslında atkı iplikleri tarafından çözgü ipliklerinin tamamen örtüldüğü ‘atkı yüzlü’ veya ‘atkı görünüşlü’ bir dokuma çeşididir. Kalın kıl veya yün ipliğinden dokunur ve çeşitli renk ve motiflerle bezenir. Çoğunlukla yaygı olarak kullanılır. Fakat kilim tekniğiyle dokunmuş ‘yastık, heybe, torba, çuval’ gibi eşyalarda yapılmaktadır.

CİCİM: Atkı veya çözgülerin birbirini gizlemeden eşit aralıklarla kesiştiği bez dokuma veya kilim gibi atkı yüzlü dokumalarda, dokuma yapılırken, atkı ipliklerinin arasına desen ipliklerinin sıkıştırılmasıyla oluşan kabartma desenli bir çeşit dokumaya verilen isimdir.

ZİLİ-SİLİ: Cicimde olduğu gibi, bez dokuma veya atkı yüzlü dokumalarda, dokuma yapılırken atkı ipliklerinin arasına desen ipliklerinin sıkıştırılması ile oluşan ancak desen ipliklerinin üç üsten bir alttan atlayarak dokuma yüzeyini tamamen doldurulduğu ve dokuma boyunca birbirine paralel çizgiler halinde yivlerin göründüğü dokuma çeşidine verilen isimdir.

SUMAK: Motiflerin sınırları içinde, ayrı renkteki desen ipliklerinin çözgü çiftlerine devamlı olarak değişik şekillerde dolanmasıyla oluşturulan dokumalara verilen isimdir.

HOPAN: Çözgü iplikleri üstüne ayrı bir desen ipliği ile değişik şekillerde düğüm atılarak aralarında 5-6 sıra atkı ipliği geçirilip sıkıştırılarak aynı yükseklikte veya yer yer farklı yüksekliklerde kabartmalı olarak kesilmiş havlı yüzü olan dokumalara verilen isimdir.

**Alıntı yapılan yukarıdaki yazı ve eşme hakkında daha çok bilgi için: http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/kilim-kadar-renkli-esme-15460149

Eşme kilimlerinden örnek fotoğraflar için 2. sayfaya bakabilirsiniz:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir